
Merhaba Sayın takipçimiz;
Bugünkü yazımız D vitamini ve eksikliği hakkında oldu.
Ülkemizin çok şükür vitamin cenneti olduğu malumunuzdur. Bizlerde bu vitamin cennetinde neden faydalanmayalım ki dedik ve bizler için çok önemli bir vitamin olan D vitamini hakkında yazmaya karar verdik.
D vitamini vücudumuz için vazgeçilemez bir vitamindir. Hatta öyle ki yaşlılık evrelerinde adeta baş belamız olmaktadır. Resmi bir rapora göre,İnsanların büyük bir çoğunluğu (yaklaşık 3’te biri) direkt olarak D vitamini almıyor veya alamıyor. Buna paralel olarak toplumun büyük bir kısmı da D vitamini riski altındadır. Kanımızda yapılan yaygın bir D vitamini testine göre 4 kategori halinde,yeterli D vitamini,eksiklik riski,yetersizlik riski ve muhtemelen çok yüksek olan seviyeler şeklinde belirlenmiştir. Bilindiği gibi D vitamini eksikliğinde kemik hastalıkları kendilerini göstermektedir.
Bugünkü yazımız D vitamini ve eksikliği hakkında oldu.
Ülkemizin çok şükür vitamin cenneti olduğu malumunuzdur. Bizlerde bu vitamin cennetinde neden faydalanmayalım ki dedik ve bizler için çok önemli bir vitamin olan D vitamini hakkında yazmaya karar verdik.
D vitamini vücudumuz için vazgeçilemez bir vitamindir. Hatta öyle ki yaşlılık evrelerinde adeta baş belamız olmaktadır. Resmi bir rapora göre,İnsanların büyük bir çoğunluğu (yaklaşık 3’te biri) direkt olarak D vitamini almıyor veya alamıyor. Buna paralel olarak toplumun büyük bir kısmı da D vitamini riski altındadır. Kanımızda yapılan yaygın bir D vitamini testine göre 4 kategori halinde,yeterli D vitamini,eksiklik riski,yetersizlik riski ve muhtemelen çok yüksek olan seviyeler şeklinde belirlenmiştir. Bilindiği gibi D vitamini eksikliğinde kemik hastalıkları kendilerini göstermektedir.
Düşük D vitamini seviyelerine sahip olmak için bilinen en riskli sınıfları şu şekilde sıralayabiliriz;
Yaşlı olmak,
Fazla kiloya sahip olmak,
Müzmin bir hastalığı bulunmak,
Vitamin kaynağı sebze ve meyvelerden uzak durmak,
Güneşten yeteri kadar istifade edememek…
Yaşlı olmak,
Fazla kiloya sahip olmak,
Müzmin bir hastalığı bulunmak,
Vitamin kaynağı sebze ve meyvelerden uzak durmak,
Güneşten yeteri kadar istifade edememek…
PEKİ SONUÇTA NE OLUYOR BAKALIM!
Düşük D vitamini ile birlikte tahmin ettiğiniz gibi hastalıklar baş göstermeye başlıyor. Nedir bu hastalıklar derseniz,şöyle bir bakalım;
Düşük D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik kırkları,Parkinson hastalığı,şeker hastalığı,kanser ve otoimmün hastalıkları gözlemlenmektedir. Bu hastalıkların bir çoğu herkes tarafından bilinmekte olmakla birlikte beklide bunların kaynağının D vitamini eksikliği olduğunu çoğumuz bilmemekteyiz.
Düşük D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik kırkları,Parkinson hastalığı,şeker hastalığı,kanser ve otoimmün hastalıkları gözlemlenmektedir. Bu hastalıkların bir çoğu herkes tarafından bilinmekte olmakla birlikte beklide bunların kaynağının D vitamini eksikliği olduğunu çoğumuz bilmemekteyiz.
İŞTE SİZİN YEMENİZ GEREKEN BESİNLER!
D vitamini eksikliğinde meydana gelen hastalıkları yani yukarıda yazdıklarımızı gördünüz. Peki bunlara karşı bir önlem olarak ne tür besinler tercih etmeliyiz derseniz birlikte inceleyelim;
D vitamini içeriği olarak zengin olan besinler; portakal suyu,tahıllar,süt,somon balığı ve yumurta gibi aslında her zaman kullandığımız besinlerdir. Bunların yanında güneş ışığına maruziyet de vücudumuzun D vitamini imalini tetiklediğini unutmamak gerekir. Ancak birde güneşin zararlı yönleride var tabi ki daha önce yazdığımız bu konuya buraya TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz.
Size son tavsiye,
“Ağaç,yaşken eğilir” mantığı çerçevesinde çocuklarımıza doğru beslenmeyi öğreterek sağlıklı bireyler olmalarını ve yaşlılıklarında da sorunsuz bir dönem geçirmelerini sağlamak bizlerin elinde olduğunu unutmamak gerektiği bilincinde olmalıyız..
Yeni yazımızda görüşmek üzere….

D vitamini içeriği olarak zengin olan besinler; portakal suyu,tahıllar,süt,somon balığı ve yumurta gibi aslında her zaman kullandığımız besinlerdir. Bunların yanında güneş ışığına maruziyet de vücudumuzun D vitamini imalini tetiklediğini unutmamak gerekir. Ancak birde güneşin zararlı yönleride var tabi ki daha önce yazdığımız bu konuya buraya TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz.
Size son tavsiye,
“Ağaç,yaşken eğilir” mantığı çerçevesinde çocuklarımıza doğru beslenmeyi öğreterek sağlıklı bireyler olmalarını ve yaşlılıklarında da sorunsuz bir dönem geçirmelerini sağlamak bizlerin elinde olduğunu unutmamak gerektiği bilincinde olmalıyız..
Yeni yazımızda görüşmek üzere….


00:00
yönetim

Posted in: 

0 yorum:
Yorum Gönder